Kayıtlar

Sessizlik Yemini

Resim
Ruhlarımızın ve bedenlerimizin küflendiği bir günden daha merhaba sevgili dostlar.Çürümüşlük kokusu okadar yayılmışki güzel ülkemize ,umut dolu bakışlar bile ellerinden kan damlayan insanlara çevrilmiş ..İnsanlık nasıl bu konuma geldi ya da bu duruma evrildi , anlayabilmiş değilim.Türkiye'nin küçük bir özetini ister ise bir yabancı benden  '' Herkesin herşey olduğu ama aslında kimsenin bir şey olmadığı,yalnızca cehaletin güneş sanıldığı bir ülke '' diye betimleyebilirim. Bu üzücü betimlemem için çok üzgünüm fakat kendimi gerçekçilikden alıkoyamam. Ülke olarak yarına kitlenmiş durumdayız. Sedat Pekerin çekeceği yeni bir video bekliyoruz. Dedikleri doğru veya yanlış hayatımızda ne değişti , hiç düşündünüz mü? Benim gördüğüm kadarıyla hiç bir şey.Gerçekçi olmak işte burada başlıyor.Burası demokrasinin ya da bürokrasinin yaşlı olduğu bir ülke değil, burası sağlam temellere dayanmış bir anayasaya sahip bir ülke de değil. Nasıl anlayabiliriz bunu? İnsanların çok konuşmas...

İçten Çürüyoruz

Resim
Gündemin neresinden tutsan elde kaldığı nadir ülkelerden biriyiz demeyeceğim çünkü direk tek başına lideriz bu konuda.Son 10 yılını ciddi bir şekilde kabuslar evi modunda geçiren güzel ve güzide vatanımızın yaşadığı problemler ,bitmek bir tarafa katlanarak devam ediyor.Güzel insanların nefretle dolduğunu görmek kadar kederlendirci bir şey olamaz bu hayatta. Sistemin çarkları okadar güzel işliyorki. Bir kere bu çarklara direk itiraz etme hakkınız yok ! İtiraz ettiğiniz gibi üstünüze vatan haini,terrorist gibi damgalar yemeniz içten bile değil. Her gün biraz daha yere yapışıyoruz ama gıkımız çıkmıyor efendim. Çünkü kutsal olmayan bir şey yok ki ülkede. Elini neye sürsen kutsal . Hak , Hukuk, Adalet gibi kavramlar sadece ismen var.Kendilerini gören var mi? Yok !!! Gündem yanıyor  nelerle mi yanıyor?  Sedat Peker videolarıyla yanıyor,ailesini geçindiremediği için  intehar edenlerle yanıyor,her gün bir uçak dolsu insanı Covid-19'dan dolayı kaybettiği için yanıyor, dükkan vergi...

İyi Gibimsi fakat Korkunç

Resim
 Geldi ve yine çattı anlımızın tam ortasına 17 günlük karantina. İyi mi oldu ,kötü mü oldu orası malumunuz .Her şey de bölündüğü gibi , toplumu karpuz gibi ikiye bölündü tekrardan. Tabi mantık içerisinde olan bir insanın sağlık yönünden evet iyi oldu demesi lazım, fakat evinin ekmeğinin derdinde olan milyonlarca çalışan ?.. Ülke soykırım iddalarıyla çalkalanıyor,yeni bir cadı avı sanki yaşatılmak istendi fakat , aç olan toplumun ava girişecek vakti yok.Ne zaman yeşile düşman oldu bu millet ,aklım hayalim bu olayı kavrıyamıyor. Ah ah yine her hafta gündemi kötü olan canım ülkemin, kişisel haklara limon sıkmadığı bir günü olur mu? Aklıma geliyor sürekli ,iyi bir önlemle ,iyi gibimsi alınmış önlem arasında bir fark olmalı. İyi veya kötü dediğimiz bir şeyin ortası olur mu ,olmaz mı felsefesine girmeyeceğim .Fakat bu işte ya iyisinizdir, ya da kötüsünüzdür. Şu da apaçık bir şekil de netki ''Pandemi Yönetimin'' de sınıfta kaldınız.Önlem alacaksınız ,fakat bunun bir altyapısı ...

Pudra şekerinin değişimi

Resim
Değişim her yüzyılda benim gibi eskinin özlemi içerisinde olanları çok korkutmuştur, ya da kendime haksızlık et miyim. Eskinin özlemi değilde ,düzeninin değişmesini istemiyenlerde diyebiliriz.'' Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir'' sözü ,eskilerde çok hoşuma gitse de bu zamanlar da çok ta hoşuma gitmiyor.Ya ben değişen Dünyaya ayak basmaktan korkuyorum, ya da ciddi anlamda haklıyımdır.  Okumayı ,araştırmayı seven bir insanım özellikle de söz konusu tarihse.Tarihe çocukluğumdan beri olan tutkum,zaman aldıkça azalmak yerine dahada büyük bir şekilde alevlendi.Belki de bu kadar yoğun bir şekilde olan tarih sevgim yüzündendir bilinmez, bu dönemki yeniliklerin ve değişimlerin bazılarına ön yargılıyımdır.Çok sevdiğim ve yazılarımın iyi okuyucularından biri olan paristeki sevgili dostumun bana dediği gibi '' Değişim süreçleri ilk dönemlerinde çok sancılıdır''. Kesinlikle her değişim evresi beraberin de büyük sancılar getirir.  Toplumun belli bir katmanlarda...

Çıkış Lütfen!

Resim
Nefes alması yasaklanan 18 yaş altı ve 65 yaş üzeri, barış denizi olan Karadenizin fokurdayan bir volkana dönüşmesi,Çin ve Amerikanın öldürücü rekabeti ,pardon ama 2000'ler bizlere hani yeni ve sadece bilimle ilgilenen bir yüzyılın kapısını açıcaktı? Biz 90'ların çocukları masumane duygularımızla buna ne kadar da çok inanmıştık.Tüm bunları yok sayıp gözümü sadece kendi coğrafyama ve yaşadığım yere odaklasam ,yine rahatlama hissi gelmiyor .Çünkü felaketlerin en büyüğü olan kültürel yozlaşmayı görüyorum .    Çağımızın Kara Veba'sı haline dönüşen bir hastalıkla kocaman bir yılı geride bıraktık. Ülkemiz bu durumdan diğer ülkelere göre daha fazla etkilenenler katagorisinde.Bunun sebeplerine bir çok neden sayabiliriz. Bu sepeblerden bence en büyüğü ve sürekli alt ligleri oynama sebeplerimizden bence en büyüğü ileriyi göremeyen devlet memurlarını seçmemizden kaynaklı. Bakın özellikle bu terimi kullandım Devlet Memuru ! Bizim insanlarımız dediğim gibi kültürel yozlaşmayı çok fazla ...

Tekkerrürden ibaret olan İnsan

Resim
Tarih tekerrürden ibarettir bu gerçeği yaşıyarak hep öğrendik,öğreniyoruz ve öğrenmeye de devam edeceğiz. Aç gözlü bir varlık olduğumuz için aynı sorunlar için de boğulup ,kalan sağlar bizim mantığıyla devam ettiğimiz için , hiç bir zaman yenilenmiyoruz insanlık olarak. Üzücü olarak gördüğüm ise , soyu devam etsin diye üreyen toplulukların ,üretim olarak yaptığı ürüne umursamadan kaotik ve yıpranmış bir Dünya bırakması.Ürün diye bahsettim diye alınanlar varsa kusura bakmasın evinizdeki biblolara gösterdiğiniz özeni ,yarınları güzel yaşıyacak çocuklara bıraksanız dünyanın bir problemi olmaz.Çocuklar da ürün olmaktan çıkar hak ettikleri bir hayat yaşarlar. Neden bu  kadar konuya acımasızca girdim ?Değişmeyen bir insanlık yüzünden ve bu insanlığın beni boğduğu kederden olabilir.Tek beni değil belki de benim gibi olan tüm insanları. Fakat bunun süregelen bir şey olmaması için  mücadele verilmesinden yanayım. Sorgulamayan ,düşünmeyen insanların bu kadar acı verici derecede çoğalmas...

Çiçek olmak istemiyor Kadınlar

Resim
60'larda doğumayı çok isterdim.Kitlesel protestolarda daha çok hak için mücadele etmeyi,özel alan mahremiyetinde yaşamayı, tek bir ekranın olduğu yerde ,radyomda sevdiğim şarkının çalmasını beklemeyi emin olun çok isterdim.Şöyle baktımda, yazı yazarkern bile çalma listem 60-70-80 arasında gidip geliyor.Tabi bu modern dünyayı kaçırdığım anlamına gelmiyor ya da geçmişe hapis olduğum anlamına.Modern dünya demişken ,hakikaten ya ülkemizde ki cahiliye dönemi olan havanın kokusunu alıyor mısınız?  Karanlık batılıların dediği gibi sanki doğudan geldi üzerimize. Tabi batılıların bu söylemi için onlarla tartışmak daha mantıklı doğuyu karanlığı mahkum edip,sonra bunun hiç sıçramıyacağını düşünmek de ahmaklık olur.Çocukken öğretirler ya ülkemiz doğu ve batı arasında büyük bir köprü vazifesi görüyor diye,aslında bu tamamen öğretmenlerimizin kibarlıklarından kaynaklanıyor. Gerçek su efendim ülkemiz doğu ve batı arasında tost oluyor.Bu tostun sonucunda maalesef ki Cumhuriyet döneminin en karanlı...