İçten Çürüyoruz

Gündemin neresinden tutsan elde kaldığı nadir ülkelerden biriyiz demeyeceğim çünkü direk tek başına lideriz bu konuda.Son 10 yılını ciddi bir şekilde kabuslar evi modunda geçiren güzel ve güzide vatanımızın yaşadığı problemler ,bitmek bir tarafa katlanarak devam ediyor.Güzel insanların nefretle dolduğunu görmek kadar kederlendirci bir şey olamaz bu hayatta.

Sistemin çarkları okadar güzel işliyorki. Bir kere bu çarklara direk itiraz etme hakkınız yok ! İtiraz ettiğiniz gibi üstünüze vatan haini,terrorist gibi damgalar yemeniz içten bile değil. Her gün biraz daha yere yapışıyoruz ama gıkımız çıkmıyor efendim. Çünkü kutsal olmayan bir şey yok ki ülkede. Elini neye sürsen kutsal . Hak , Hukuk, Adalet gibi kavramlar sadece ismen var.Kendilerini gören var mi? Yok !!!

Gündem yanıyor  nelerle mi yanıyor?  Sedat Peker videolarıyla yanıyor,ailesini geçindiremediği için  intehar edenlerle yanıyor,her gün bir uçak dolsu insanı Covid-19'dan dolayı kaybettiği için yanıyor, dükkan vergilerini,kiralarını ödeyemeyen ve kapalı olan esnaf için yanıyor,yasakların sadece  bir kaç avuç için olup, onların son 3 kuruşunun ceza ile gitmesine yanıyor,gençlerinin yurt dışına kaçmak için mücadele etmesine yanıyor, tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanların artık borçtan nefes alamamasına yanıyor,düşünme ve konuşma özgürlüğü olmamasına yanıyor, ülkenin 128 miyar doları nerede onun için yanıyor ve kesinlen her ciğeri için şuan Rize de yanıyor.

Belli bir kültür seviyesine ulaşan ülkeler,bu tarz durumlar ile mücadele etme yollarını biliyorlar.Hatta bu tarz olayların yaşanmaması için çok sağlam bir bürokratik yapıya sahipler.Peki bizler? Bizler bırakın bürokratik yapıyı, her şeyi bilen ama hiçbir şey bilmeyen insanlar ile çevriliyiz.Unutmadan bunu da yazmak isterim ,Balık hafızalıyız aynı zaman da .Bırakın yüzyıl öncesini , bir hafta öncesini bile unuturuz biz. Çünkü bizler için siyasi partiler, her şey üzerinde kutsal bir yapıya sahipler. Doğuştan bölgene,şehrine,semtine ve mahallene göre ayrışırsın. Bu senin kaderindir! Bu belli bir kültür seviyesinde olan insanlar için kabul edilebilir bir durum ,fakat bu kadar çok üniveristesi olan bir ülke için sizce normal mi? Bana fikrim sorulacak olursa mahalle mektebinden farksız üniversitelerle gelinecek nokta tabiki de bu.O üniversitelerde okuyan ,insanları aşağıladığıım düşünmeyin ama bu kadar çok üniversite açılmasının, ne amaçla olduğunu göremeyecek kadar da kör değilim.

Ülkemiz de bir çok gazeteci,medya mensubu, yazar ,çizer ve düşünür aydın kişilerin hakkını yemek istemem.Her olumsuzluğa rağmen  Adliye Sarayları denilen yerler de korkmadan fikirlerini savundular o insanlar. Fakat son dönemler de Sedat Peker'in videolarına karşı herkes bir sus pus.Bunun nedenini anlamış değilim.Ülkecek  bence  Agorafobili panik bozukluk  yaşıyoruz. Artık korkunun kendisinden bile korkar olduk. İktidar ve Muhalefet medyasının buna susması ve bu konuda soru sormaması çok büyük bir ayıp. Albert Camus dediği gibi ''Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın! ''. Bu ülkede insanların  nasıl öldürüldüğünü günümüzde Youtube itiraflarından öğreniyoruz .



Yazımı bitirirken şunu söylemek isterim, nefret nefreti doğurur, sevgi ise sevgiyi Ölen Çocukların haklarını başkalarının kanlarıyla değil ,sevgiyi çoğaltarak bir daha Çocukların ölmesini engelleyerek durdurabilirsiniz.


Haftanın Kitabı:



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uçurumun Işığında Yeni Bir Şair

Amerika'da Mavi Bir yaşam

Adalet nedir ? Adalet nerededir ?