Karşıt Oldum !
Her
insanın bir felsefesi var mıdır , her insanın özgün bir düşünce yapısı var
mıdır, her insan birey olmanın özelliklerini yerine getirebilecek yeterliliğe sahip
midir bilinmez. İnsanlar sadece bütün
bunlara sahip olduklarını iddia ederler. Bu yazımda bir önceki yazımdaki
konulara da tekrar değinmiş olacağım birazcık.
Önceki yazımdan da hatırlarsanız
kelimelerin bile taraf olduğu bir coğrafyada yaşadığımızdan yakınmıştım.
Ağzımızdan çıkan kelimelerin veya parmaklarımızla yazdığımızın bile bir tarafı
olduğuna değinmiştim. Türkiye de her şey bir taraf olmaya zorlanıyor ve bir
şeylere de mutlaka karşı olmanız gerekiyor. Bu Çarşı her şeye karşı durumu
değil. Bildiğiniz holiganlık ve öldüresiye bir karşı ve karşıtlık olma durumu.
Aslında akılcı bir yaklaşımda bulunulsa; karşıt olunan şeylerden bile birçok şey
öğrenilebilir. Bizim insanımızın genel özelliğidir diklemesine bakmak, gri
alandan uzaklaşmak sadece siyah ve beyaz arasında seçim yapmak ve en önemlisinde
körü körüne inanıp bağlanmak.
Ah ah
geçmiş nostalji her şekilde özleniliyor ülkemde. Tartışmanın, karşıt görüşü
savunmanın bile akıllıca yollarını bulmak için insanlar okuyup araştırırdı.
İnternet ve Televizyonun günümüzdeki gücünden midir bilinemez fakat sırf görüş
bildirmiş olmak için görüş bildiren insanlarımız var. Kendi ağzından ya da
parmağından çıkanı bilmeden buna kendini inandıran var. Bilmiyorum biliyor
musunuz veya hiç duydunuz mu bu hastalığı ‘’Mitomani’’. Mitomani yalan söyleme hastalığıdır ve bu
hastalığa yakalanan insanlar kendi söyledikleri yalanlara inanırlar. Ciddi
anlamda üzücü bir durum Corona kadar tehlikeli bir durum haline geldi bu hastalık
ülkemizde. İki satırı okumaktan aciz
insanların ben okudum, ben araştırdım, ben biliyorum, ben duydum, ben
gördüm deyişleriyle doldu ülke.
Cumhuriyetin
kuruluşunun 100 yılına yaklaştığı bir dönemde Hilafet konusu gündeme geldi
. Gündeme nasıl geldi, ne şekilde geldi
veya getirildi konum bu değil. Konum bunu savunan insanların, kendi aralarından
çözümlenemeyen yapıları. Tek Hilafet mi peki hayır! İstanbul Sözleşmesini ilk
imzalayan ülkelerden biri olarak, günümüzde en çok kadın cinayetinin görüldüğü
ülkelerden biriyiz. Daha kadınlarımızı ,çocuklarımızı, sokak hayvanlarımızı ve
doğamızı koruyamazken bu sözleşmenin yürürlükten
kaldırılmasını istiyoruz. Bunları birkaç günde isteyen karşıt görüşlere bakalım
ne diyorlar diyeceğim diyemiyorum. Bilimsel olarak, akli olarak hiçbir şey
savunmuyorlar .Sözleşme kaldırılsın
diyen bir güruh var ve soruyorsun neden diyorsun, cevap şu ‘’Efendim 10
yaşındaki bir erkek çocuğuna kadın kıyafetleri giydirilip makyaj yapılmış’
’Düşüne biliyor musunuz koskoca sözleşme ve kadın haklarının hiçe sayılmak
istenmesinin sebebi bu ! Peki sözleşmenin maddelerini biliyorlar mı HAYIR !
Bunun savunan ve sosyal medya kullanıcısı kadınların olması daha büyük bir toplumsal
karşıtlığı gösteriyor (Karşıt olmak için Karşıt olanlar). Büyük bir nedeni var ,en
başta dediğim gibi sadece ve sadece başkalarına Karşıt olmak. Başka hiçbir sebebi
yok. Kadın cinayet imi önemli değil, ben ölmem! Çocuk mu istismar edilmiş aman
bizimkilere ben bakıyorum ,gözüm üstünde! Hayvan mı ölmüş belediye atsın bunları
ya bize saldırıyorlar! her şeye bir cevap ve inanmak. Aslında televizyonda
gördüğümüz ve ya internetten görüp duyduklarımızın yarın bizlere dönme şansı o kadar
yüksek ki!
Biz karşıtız ama
A partisindeyiz B savunduysa karşıtız , C partisindeyiz B dediyse doğrudur.
Akılcı hiçbir yaklaşım yok. Bu biat etme şeklidir. Unutmadan birde hilafeti
internet üzerinden isteyen sosyal medyanın sıkı kullanıcıları kadınlar var.
Pardon Hilafet Avrupa Birliği normlarında kadın hakları ve özgürlükler mi
getiriyor biz bilmiyoruz. İnsanlara
zorla karşıtlık ,taraflılık gömleklerini giydirmeye çalışıyorlar. Evet çok
zorluyorlar ama yapma be kardeşim .İnsan düşünen bir varlıktır araştırıp ,okuyup
öğrenebilirsin demi. Son model telefonlarınla dünya kadar kitap ve bilgi
cebinde sadece öz çekim yapmana yaramıyor bu cihazlar.
Tamamen tezatlıklar ülkesi olma yolunda hızlıca adımlar
atıyoruz. Yolumuza çıktık ve hızımızı kesmiyoruz. Neden mi? Nedeni çok açık günden güne çoğalan Mitomani
hastaları ve sırf konuşmak için konuşmuş her şeyi siyasileştirmeyen çalışan ve
bunu yaşam biçimi haline getirmek isteyen büyük bir insani güruh.




Yorumlar
Yorum Gönder