Karışık Kızartma

 

         Türkiye de güne sürprizsiz uyanılmaz. Mutlaka sabah uyandığınız da çok güzel haberler alırsınız diyeceğim fakat sizde inanmıycaksınız .2020 kâbus bulutu gibi dünyanın üzerinde geziyor ama galiba nefretini de Türkiye’nin üzerine kusuyor çünkü her gün bir kötü haber.


         Dün kâbusun en büyüklerinden biriyle güne başladık. Zaten kadına şiddet almış başını gidiyor bu konuda çaresiz bir şekil de sadece ‘’Twitter ‘’gibi sosyal medya platformlarında herkes sesini duyurup adalet aramaya çalışıyor. Adaletin sosyal medya aracılığıyla sağlanmaya çalışıldığı ülke olduk ve bu adaleti bir türlü göremiyoruz. Bundan mutlu olan bir kesim var, inanmak ve hatırlamak dahi istemiyorum fakat var. Türkiye‘yi karpuzu böler gibi ikiye bölen zihniyetler yüzünden insanlar kendi mahallesinde olmayan olay için seviniyorlar ve yargılıyorlar. Gelelim dün ki kâbusa, dün herkesin olmasa da toplumun büyük bir kısmını derinden öfkelendiren bir kitap çıktı ortaya. Bu kitap hem basılmış ve onaydan geçmiş,  hatırladığım kadarıyla da 4. baskısında olan bir kitap bile demeyeceğim iğrenç ötesi bir şey. Çocuklar bizim geleceğimiz den öte hepimizin canı en kıymetlisi onlara zarar verecek, onlara kötülüğü aşılayacak her şey en ağır şekilde cezalandırılmalı. Bunu yazar dan başlayarak yapmamız gerekmiyor. Önce bunu basan yayın evi ve editörü, sonra bunu onaylayan kişileri en sonda yazarın yargılanması gerekiyor. Hepimizin psikolojisi çok bozuldu neyi nerede ve kimden koruyacağımızı bilmeden mücadele içerisindeyiz.



         Dünya da pandemiden dolayı yaşanan ekonomik krizler var. En büyüğünü de biz yaşıyoruz şuan. Kimse kimseyi kandırmasın lütfen bizim krizimiz pandemiden önce de vardı ve pandemiyle beraber dolu olmayan kasamız çöktü. Her şeyi dış mihraklar adı altında değerlendirmek maalesef siyaseti bilmeyip, öngörüsüz olmaktır. Devletler arası ilişkiler dini, kişisel duygular ve diğer oluşacak günlük aylık durumlar ile yürütülmez. Şuan dünyada yaşadığımız yalnızlığın sebebi yarını göremeyip sürekli kişisel çıkarlara heba edilen bir dış politikadır. Bu arada Türkiye’nin bu yapacağı ve hakkı olan doğal gaz petrol sondaj ve arama çalışmaları için siyaset yapmadığı apaçık ortadır.  Yunanistan gibi tarihi sorunlarımızın olduğu bir ülkeyle normalleşirken bir den bu kadar uçuruma yuvarlanmamız doğaldır. Türkiye’nin çıkarları Yunanistan’la ,Yunanistan’ın çıkarları ise Türkiye’yle uyuşmaz. Bu bir satranç oyunu! Normalleştiğiniz zamanlarda diğer komşularınızla ve  stratejik ortaklarınızla sorun yaşayıp bunu alevlendirirseniz, normalleşdiğiniz ülke de sorunlar çıkınca  siz yalnız kalırsınız. Bu bizim sevip sevmemize bağlı değil hem Kuzey Kıbrıs hem de kendi vatanımızın ulusal çıkarları için Mısır ,Suriye ve İsrail ile güzel iyi ilişkilere sahip olmamız gerekir fakat 3 ülke ile de kötü durumdayız. Bunun sebebi ise dış politikası sürekli yanlış olan iktidardır. Sesinizin yüksek perdeden çıkarmak istiyorsanız bir şeylere sahip olmanız gerekir ve bizim ne teknolojimiz ne de iyi bir ekonomimiz var. Üzüldüğüm tek nokta dünyayı ‘’Diriliş Ertuğrul ‘’ dizi gibi sanan büyük bir kesim var.



      Vatanımızın birliği, bütünlüğü, ekonomik ve siyasal çıkarlarına olan her gelişme Türk halkını mutlu edip gururlandırır. Siz TV’lerinizde ve diğer medya araçlarınızda sadece halkı zihinsel bir şekilde uyuşturacak haberler yaparsanız ve gerçekleri açıklamazsanız bilinçsiz ve cahil insanların geleceğinizi almasına izin ve müsaade edersiniz. Ver gazı mantığıyla yapılan her şey yanlıştır. Kurumlarınızın içi boşaltılmış bir şekilde yüzde yüz ne milli bir çalışma ne de gelecek 20 yıl içinde ki ülke çıkarlarına bir faydanız olur. En basit örneği dünya 20 yıl içerisinde enerjisini tamamen uzaydan almayı planlıyor bunun için herhangi bir çalışması yok ülkemizin. Dışa bağımlılık diyoruz ya o bağımlılık anlaşmalarını sizler imzaladınız bizler değil.  Atatürk’ün dediği gibi ‘’istikbal göklerdedir.’’



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uçurumun Işığında Yeni Bir Şair

Amerika'da Mavi Bir yaşam

Adalet nedir ? Adalet nerededir ?