Zil Çalmıyor!

              Hayat gittikçe zorlaşıyor ,zorlaştıkça sadece bize değil bir sonraki nesile de en büyük darbesini vuruyor. Bir öğretmen olarak söylüyorum ,2019-2020 eğitim sezonuna başlarken biri gelip bugün ki durumu söyleseydi ,sanırım gülmek le kalmaz ‘’bırak bu komplo teorisini’’ derdim.


             2019-2020 eğitim-öğretim yılını ,çalıştığım kurumda büyük bir heyecan ve umutla başlatmıştık. Sonrası  zaten hepimizin malumu. Bunu mesleğim olduğu için söylemiyorum ,bir Dünya gerçeği olduğu için söylüyorum ''Eğitim bir ülkenin geleceğidir''. Bizler zaten sürekli değişen sistemlerle, eğitim sistemimize sistematik olarak sürekli darbe vuran bir ülkeyiz. Aynı hükumetlerde bile sistem, her milli eğitim bakanında bizde  değişir. Hiç zorlamayın açın gelişmiş ülkelerin sistemini,  bırakın büyük değişimleri ,küçük değişimler için bile çok çabalayıp halka kabul ettirmeniz gerekir. Bu aslında onların geride değil ne kadar ileride olduğunu gösterir. Devlette , Eğitim de günlük ,aylık, yıllık planlarla değil  uzun süreçli plan ve programlarla yönetilir.  İşin bu kısımına fazla girmek istemiyorum  fakat lütfen araştırın dünyayı bu konuda.


Bu ülkede ilk eleştirilen meslek grubudur öğretmenler.En büyük nedeni ise Tatilleri. Buz dağının ucunu görmekle suyun altındakini görmek arasında fark vardır. Günümüz insanının en büyük hastalığı cahilliği. Bunu çoğu insanda değiştirip anlatamazsın.  Konuyu açıklaması gerekenler de zaten öğretmenler değildir ,bakanlıktır. Bakanlık kendi bünyesinde ki personelini korumalı ve standartlarını yükseltmelidir. Maalesef çoğu öğretmen mesleki deformasyonun yanında mahalle baskısı da görür oldu. Günah keçisi sürekli öğretmendir bu ülkede !

       Hiçbir öğretmen okulların kapanmasını  istemez. İsteyeni de varsa kusura bakmayın Eğitim Fakültelerinin kalitesinin düşürülüp kontenjanlarının fazlalaştırılması'nın eseridir. Evet dediğim gibi bir eğitimci okulunun kapanıp tatil olmasını istemez. Bizler bu mesleği atanalım ,atanmayalım sevdiğimiz ve eğitime olan inancımız için seçtik. Hepimiz görevlerine ister devlet ,ister özel okul da başlarken büyük hayalleri vardır. Bu hayaller zamanla törpülenir ve maalesef çoğuna olan inancımız gider fakat yinede sınırlarımızı zorlarız. Bu süreçte okulların kapalı olması keyfi değil zaruridir.Suçlusu ise biz Öğretmenler değil  Hükümet ve Bakanlıktır. Pandemi süreci boyunca bir arpa kadar yol gidilmemiştir. Bu süreçte seyrek eğitim için fazladan okullar açılıp ,hijen ve maske desteği verilebilirdi. Özellikle sınav grubu sınıflar için özel bir sistem uygulanabilirdi. Bizler toplum olarak halının altına hep biriktiriyoruz, pisliği temizlemek asla aklımıza gelmiyor. Turizm için bir nesil feda edildi ,buna veliler dahil kimsenin sesinin çıkmayışı ayrıca incelenmesi gereken sosyolojik bir olay.

    31 Ağustos MEB Okulları, 17 Ağustos Özel okullar için verilen tarihti. Hiçbir öğretmen bu tarihlere inanmadı. Okulda yaşayan bizlere ,artışı olan vakka sayısında hiçbir önlem açıklamadan, buna inanmamızı bekleyemezsiniz. Bizler okulların tüm durumlarına hakimiz . Yine de bir umutla bakanlığın bir bildiği  vardır diye bekledik. Ne mi oldu? Halının altına süpürülüp yine tarih ertelendi. Bir program açıklandı mı peki? Hayır.Programınız yoksa ,yol haritanız yoksa bu tarz süreçlerde hiçbir sonuç elde edemezsiniz. Kaldı ki sistemin bir sonucu olan benim gibi Özel okullarda çalışan öğretmenler ise daha büyük bir sorunla karşı karşıyalar . Tek öğretmenleri mi? hayır ! Çalışan hizmetlisi,büro elemanı ,velisi ,öğrencisi bunlar da ne yapacaklarını bilmeyenler ! Tekrar MEB okullarına dönelim ,bu süreçte gördük ki ülkemizde buzdolabı satışı var fakat Televizyonu ve İnterneti olmayan bir çok öğrencimiz var bunlar için bir şeyler yapıldı mı ? Köy okullarında ki öğrenciler peki? 21 eylül de okullar açılacaksa maske ve hijen malzemesinin fiyatları ne kadar veli için bu hesaplandı mı?  Peki her veli bunları karşılayabilecek bir bütçeye sahip mi? Bu soruların cevabı yok! Bakanlık çünkü sadece erteliyor. 


        Bu sene birinci sınıfa başlayacak çocukların nasıl bir tramvayla karşılaştığından haberiniz var mı? Bunun için ne yapabiliriz bile konuşmuyoruz. Ben size gördüklerimi söyleyeyim. Turizm için resmen öğrenci,veli,öğretmen kurban edildi. Birinci dönemde kasım ayı gibi özellikle gribin etkin olduğu sezonda okullar hiçbir türlü açık kalamaz ,bu da demek oluyor ki birinci dönem uzaktan devam edilecek. Ortada aşı ve ilaç olmadığı sürece olacaklar bu. Maske ihlallerine ,plaja,kafeye,avm ve toplu olan her alanı açık tutup ya da kontrol etmediğiniz sürece vakka sayısında bir düşüş de olmayacak. Düşüş olmayınca okullarda açılamayacak bu kadar net! Açılırsa da bilin her okul,her sınıf birer canlı bomba etkisi yaratacak bu ülkede.

      Önlem almadan plansız farazi yaklaşımlarla Eğitime ,Sağlığa ve Ekonomiye verilen zararların maalesef telafisi çok zor. Başta bu süreç boyunca hepimizin koruyucu meleği olan Tüm Sağlık personeli ve hastane çalışanlarına yürekten bir teşekkür ediyorum Tüm Öğretmen dostlarım adına. Sizler sayesinde sağlığımız dayız  ve sizlerin bu emeklerini öğrencilerimize kavuştuğumuz zaman hiç susmadan anlatacağız. Sizler bu ülkenin en büyük kahramanları oldunuz bu süreç boyunca, TEŞEKKÜRLER.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uçurumun Işığında Yeni Bir Şair

Amerika'da Mavi Bir yaşam

Adalet nedir ? Adalet nerededir ?