Adalet nedir ? Adalet nerededir ?
Adalet kelimesi çok ağır bir kelimedir. Yüzyıllardır
insanlar bu kelimenin ağırlığının oluşabilmesi için mücadele etmiştir. Bu
kelimenin geçerliliğinin dünyada sağlanabilmesi için ölen milyonlarca insan
var. Sadece Türkçe 'ye Arapça'dan geçmiş bir kelime olarak değil anlam olarak
bütün diller de ağır bir kelimedir Adalet. Adalet kelimesinin hakkını vermek de
her yer de mümkün olmuyor maalesef. Özelliklede günümüz Türkiye’sinde.
Adalet kavramı her ülkede her kültüre göre değişiklik gösterebilir. İnsanları kültürleri konusunda yargılamak, bana göre insafsızca
ve empati bağı kurmadan yapılan bir işlem olur. Büyük çoğunlukla gelişmiş
ülkelerde bazı kavramlar da globalleşmeyle değiştiği için, 3 aşağı 5 yukarı
aynı sistemler doğrultusunda gidiyor Adalet kavramı. Platon ‘’ Devlet ‘’ eserinde ilk defa dünyada Adalet kavramına değinmiştir. İlk
defa derken tabi ki de bu yazılı bir kaynak olduğu için. Platon haricinde Aristoteles de ‘’ "Nicomachean Ethics ‘’ eserinde bu
konu hakkında ki düşüncelerini belirtmiştir. Aslında tarihe bakınca gördüğümüz , insan mum ışığıyla da olsa Adalet
arayışına başlamıştır.
Derinlemesine tarihe girip daha dolu dolu örnekler vermek isterdim fakat konuyu farklı bir yöne götürmek istiyorum. Türkiye'deki Adalet anlayışına. Tabi buna değinmek için birazcık sosyal hayata da bakmak lazım ve siyasi yönüde, sonuç olarak toplum ve toplumsal algıyla yol alan bir yapı. Toplum ne durumda ? Toplumumuz maalesef Cumhuriyet'in ilk dönemindeki Okuma –Bilinçlenme ve Çağdaşlaşmayı bir kenara atıp dışarıdan gelen Teknolojik ürünlerle ileri adım atmak yerine daha çok yozlaşmaya başladı. Adalet dediğim gibi ağır bir kelime ve altıda maalesef toplum ve kurumlarla doluyor(yozlaşan toplum ve içi boşalan kurumlar). Cebimize giren telefonlarla birlikte bizler aslında hiçbir şeyiz. İnsanlar içlerinde olan aşağılık komplekslerini ve yargılama, infaz etme güdülerini bu cihazlar sayesinde ortaya çıkarmaya başladılar. Nasıl mı çok Adaletli bir şekilde ! Cinsiyetçi ,psikolojik baskı, psikolojik taciz, nefret söylemleri ve tabi ki de özel hayat kavramını yok sayarak insanları ifşa etmekle. Bunları normalde devletin değil halkın bilinçli bir şekilde yapmaması gerekiyor. Aşağılık kompleksi dedik ya herkes polis, asker ,doktor ,öğretmen, avukat ,din adamı vb… bu liste uzayıp gider. Herkes her şey olmaya başladığı zaman Adalet kavramı zaten olaya maça eksik çıkarak başlamış olur.
Kendinden emin bu konular da bilgili olduğunu zanneden hatta daha da kötüsü toplumu yönlendirebileceğini sanan bu cahil topluluk tabi ki de siyasilere çok büyük yarar sağlamış olur. Bizlerin yarattığı sosyal medya linç adaletleri ,önümüze yazılı kanunlar olarak gelmeye başlar. Örnekleri yok mu var! En son ki bombamız İstanbul Sözleşmesiydi lütfen unutmayalım .Toplumsal hayat gittikçe ben merkezli oluyor. Adalet sadece kendinize göre uygulandığı zaman oluşacak ve yürüyecek bir kavram değildir. Özellikle bu tarz düşünceler bu kavrama daha çok zarar vermektedir. Türkiye de bu yıllar
da en çok duyulan cümle bu galiba ‘’ Nerede Adalet’’ ! İnsanlar olmayan adaleti
arıyor gibi değil mi? Peki insanlar bu adalet için çabaladılar mı? Kocaman bir
hayır. Kendimize istiyoruz dedim ya
,işte sorun buradan kaynaklanıyor. Adalet hak hukuk herkes için eşit mesafede
olmalıdır. Basit bir anlatımla A B C kişileriyle D F G kişileri arasında adalet
önünde bir fark olmamalıdır. Yani bugün LGBT li bireylerin haklarını alırsan
elinden yarın giden Kadın hakları için ağlamamalısın. Daha çok örneklerle
anlatabilirim elbette fakat o kadar çok örnek var ki hangi birini vereyim diye
düşünüyorum. Düşünüyorum dedim fakat o düşünmek örnekleri güzel bir şekilde
açıklamak için değil başımın belaya girmemesi için. Bakın ikinci bir örnek
verebildim size Adalet bunun için önemlidir. Korkmadan düşünmek ve düşüncenizi
dile getirip yazabilmek için. Televizyon günümüzde artık pek izlenen bir yapı
değil fakat insanları televizyonlara kitleyen programlar var. İşin ilginç yanı
ise bu programların hepsinin farklı kanallarda ve farklı versiyonlarının olması
. Nedeni mi?
-İnsanlar adaleti Tv programlarında arıyor.
Peki adaleti nerede
aramalıyız ? Adaleti hayatımızın her alanında aramalıyız. Fakat sadece TV programları olmaz. Başa dönersek bu kelimenin altını doldurabilmemiz için ciddi
anlamda bir klişe kullanmamız gerekiyor ‘’ Eğitim Şart’’ .Bugünlerde gittikçe
artan bir adaletsizlik ve bu ortamın zaafından yararlanan bir güruh var. Ülkede
adalet sadece siyasi ve gazetecilere işleyen pardon klavyemin tuşları sürttü
işlemeyen bir kurumu haline geldi. Bu da tabi ki çoğu insanın buradan sırt alıp
bazı kötü şeyleri yapmasına sebep oluyor. Mesela artan cinayet ve hırsızlıklar.
Katiller sosyal medya üzerinden konuşanları hatta halkın sevdiği insanları bile
tehdit edebiliyor. Ne kadar acı bunun
sorumlusu maalesef bizleriz. Üst tarafta kısaca değinsem de, sonucu açık ve
nettir ‘’ Adaleti Toplumlar Kendileri Sağlarlar’’ .Bu duruma getiren kendimizi
yine bizleriz. Derler ya ‘’ Herkes gider mersine biz gideriz tersine’’ biz toplum olarak hep geriye gittik. Bir de üzücü bir nokta ''çoğunluk mu ,yoksa güçlü azınlık elinde mi Adalet ! '' buna
bakmak lazım.
Biz adalet arayışını sürdürürken emin olun toplumsal yapı
ister istemez bir bütüne ve o bütünde eşit olması gerekeni verecektir bizlere.
Tabi ki felsefik açıdan bakmak isteyenler olacaktır. Adalet neye göre kime
göre? Kardeşim ülkem yanıyorken Adalet
bana göre toplumun her kesimini eşit bir düzlemde buluşturacak tek kavramdır.
Tabi bu benim kendi şahsi görüşüm. Her kavram bir birine bağlıdır fakat bazı kavramlar
vardır ki birbirinden hiçbir zaman ayrılamaz ADALET VE TOPLUM kavramları gibi.
Benim kendi şahsi fikrimdir vitrin dünyasında olacağına Adalet ,toplumun içine
işlemesi ve ayrılmaz bir parçası olması lazım.




Ibrqhimgcnmz.1 instagram sayfamdan yeni bloglarim hakkinda bilgi sahibi olabilirsiniz
YanıtlaSilhttps://gucenmez45.blogspot.com/2020/09/buzdagnn-gorunmeyen-ksm-avakado.html
YanıtlaSil