Marie Antoinette kadar suçluyuz bebeğim !
Pop
Art akımının en büyük temsilcilerinden
Andy Warhol’un ‘’ Bir Gün Herkes 15 Dakikalığına Ünlü Olacak ‘’ sözünü
bilmeyen yoktur. Sözün sahibini tanımasak ta sözü çoğu kişi biliyor. Aslında o
dönem Hollywood ve Amerikan Tv sektörü için söylenmiş bir söz gibi olsa da
geleceği görmektir aynı zaman da. Ah Ah! Antoinette bu zamanlarda yaşayıp
görseydin keşke! Belki bu kadar çok yanlış anlaşılmaz, belki de trend topic
çoğu konuda sen olurdun.
Kutsal
Roma İmparatoru I. Franz ve eşi Avusturya İmparatoriçesi Maria Theresa'nın kızı
ol,sonra küçük yaşta git Fransalara ve
orada da Kraliçe ol , sonra mutsuz ve en
kötü şekilde Giotinin acımasızlığıyla
baş başa kal.Tabi ki hiçbir şeyi tarihte gerçekliğiyle ispatlayamayız fakat bilinen ve gözüktüğü şekilde, objektif yorumlamak zorundayız. Fransa'nın gördüğü en popüler ve en kötü
şöhretli aynı zamanda yaşadığı dönemde
olduğu kimliğin içine zorla sıkıştırılmış zor durumda bir kadın. Her
devrim sancılıdır her devrim bir iki günde olup bitmez sonuçları yıllarca hatta
yüz yıllarca sürebilir. Bazen yaşadığınız
sistem en güzel ,en imrenilesi gözükürken birden en nefret edilen hedef haline gelebilirsiniz.
Bu durum dünya döndüğün den beri aynıdır
asla değişmez. Sakın yanlış anlamayın beni ! Ben burada size mükemmel idama
götürülen bir Kraliçe değil sadece Marie Antoinetteyi ve bu sendromun günümüze
evrimleşip hastalık haline gelmesini anlatmak istiyorum.
Lütfen
gözlerinizi kapatın sadece 10 saniye bir düşünün o zaman Avrupa'nın en gözde
saraylarından birinde bir İmparator kızı olarak doğuyorsunuz ve sanatın
sanatçının kollandığı ,bilimin ilimin saray tarafından desteklendiği bir
dönemdesiniz.(Tabi her ne kadar Kral ve İmparatorunuzlaysanız).Elinizde olan
olanaklar belki de dünyadaki diğer hükümdarlarda yok . Küçük yaşta adettendir
ve savaşları bitirip müttefiklik amacıyla tanımadığınız başka bir ülke hem
sizin kaderiniz, hem de o insanların kaderi oluyor. Her şey avucunuzda ama
seçme hakkınız yok. Kıyafeti geçtim nasıl yemek yiyeceğinize bile kendiniz
karar vermezsiniz. Katı kuralların birinden bilmediğiniz başka katı kurallara
gelin gidiyorsunuz. Şans ya ,ya mutlu olursunuz yada mutsuz melankolik depresif
bir kadın. Çok fazlaca detaylara girip size Kraliçe hakkında ki dedikoduları
anlatmak istemiyorum. Araştırmalarım sonucu gördüm ki her bakımdan mutsuz ama
eğlenme arzusuyla mutlu olmaya çalışan bir kadın var. O zamanlar yaptıklarını iyi ki de instagramından paylaşmamış, yoksa
Giotin yerine halk onu parçalayabilirdi . Tabi Kraliçe kadar Kralda mutsuz! Hem
kraliçe müsrif hem ülke ekonomik kriz sonucu batıyor. Sanki bu biraz günümüze
benzedi ,hatırladınız mı? Kör olmadık altın musluklar falan …’’Ekmek
bulamıyorsanız Aşure yiyin’’… Neyse konumuza dönelim. Tabi ki de koskoca ülke
kraliçe yüzünden batmadı fakat insanlar ölürken açlıktan saray ahalisi ve
kraliçe durumu gözlemleyip bir önlem almadı.İnsan düşünmeden edemiyor o zaman ki
Fransız halkı, sanki şuan ki Türk halkından daha duyarlı ! En azından çocuğuna
meyve alamıyorum deyip intihar edenleri görmüşler !
Aklıma ünlü şairimiz Tevfik Fikretin çok güzel bir şiiri geldi ‘’ Han-ı Yağma’’ .(Lütfen bu şiiri araştırıp
bir okuyun). Zamanın ötesinde bir şiir
öncesi ve o dönem için çok güzel yazılmış. Peki günümüzün Antoinnetteleri yok
mu? Tabi ki de var. Bugün onların
Giotine göndermeyeceğiz fakat bolca eleştireceğiz. Hayatı boyunca yaşadığı unvan ve
halk üzerinden sahip olduğu serveti yedi Marie Antoinette fakat bu onun hakkıydı ! (Kanunları buydu) Bu
ona öyle öğretilmişti. Versailles gibi bir sarayda istediği tüm ihtişamı yaşayabilirdi.
Bunu ilk yapan o değildi ve ondan çılgınları oldu ve olmaya devam ediyor . Bugün
İnstagram storylerine veya magazin
sayfalarına Bakar mısınız! Size dayatılan ve özendirilen olmak isteyip
olamadığınız,yaşamak isteyip yaşayamadığınız hayatlar. Bunların hiçbiri size
çok dürüst ve güzel insan olduğunuz sürece gelmeyecek ,ya da ani bir sihirli
değnek sayesinde yıldızınız parlamadığı sürece. Bu yıldız Antoinette de oysaki
hep vardı. O bir imparator kızıydı ve aynı zamanda dönemin en büyük Krallığının
ve ulusunun kraliçesiydi. Peki size soruyorum o zamanın Fransızları aptal
oldukları için mi bu durumu durdura bildiler? .Ya da çok zekiydiler o formda
zekalar bir daha dünyayı ziyaret etmedi mi? Cevap çok basit hepimiz melankolik bir bunalıma girmiş bir kadının
mutlu olma çabasını ,mutluyken mutsuz bir şekilde yaşamaya çalışıyoruz.
‘’Ekmek bulamıyorsanız İnstagram Storysi Yiyin’’
Marie Antoinette kendini
partileriyle uyuştururken korkunç sona hazırladı bilmeden. Peki olanlara susup
story tadında yaşıyan bizlerin sonu ne olacak? Kraliçe çok kötüydü biz mi
masumuz? Kimse buradan şunu çıkarmasın ‘’ The Queen Anne's Revenge’’ (Kraliçe
Annenin İntikamı) gemisi gibi kimseyi topa tutmuyorum. Sadece Kraliçe gibi neden damarlarımız da olmayan
yalanların morfinini vurup etrafımızı 15 saniyelik anılarla kandırıyoruz. Hem
de hiçbir zaman hakkı olmayan veraset sisteminde sefasını süren saraylarda yaşayanlar için neden hiç sesimizi çıkarmıyoruz? Belki de şundan dır kraliçe
gibi hepimiz kör olduk ve çok mutsuzuz. Peki mutsuzken neden gülen storyler ?
Kıyafetler ,unvanlar, yüzyıllardır değişiyor ama değişmeyen bir tek ,biz aç gözlü
insanlar. Hadi çıkıp iki dk gülüp story çekip normalde söyleyemeyeceğimiz küfürleri söyleyip edep yahu diye milleti
azarlıyalım! Kötü dediğimiz Kraliçe
belki halkı azarlamadı ,belki de aksine yaptıklarına pişman olup durumu
düzeltmek istedi ama Fransa Açken Fransa değildi. Biz mi? Açken Storyiz
bebeğim. Biri mi ölmüş Twtitter hagtag #KatilKraliçe
#SapıkKraliçe
#HainKraliçe
#KraliçeTutuklansın
Hadi
canlar elinizi korkak alıştırmayın ülkece maske takmayanları eleştirelim
,parklarda biz yokuz,sahillerde yokuz ,peki orada olan Kral ve Kraliçeler kim?
Herkes de bir Marie Antoinette sendromu başlamış sonu pek hayırlı olmayan!
Umursamazlık ,bir şeyden mutlu olmamak,eleştirmek, bolca tarzını dışarıya
yansıtmak pardon ama hepiniz aynısınız nereniz farklı ki bir tarzınız olsun ! Ve
hiç unutur muyum kralım çok yaşasıncıları. Onlar sendrom öte siler .Marie Antoinette sendromu işte bu hiç bir şey görmeyip sonra pişman olmak . Gerçi pişmanlık var mı bilmiyorum. Biz Türkler her şeyi bile kahin millet değil miyiz ? Gösteriş arzusu kanımıza işlemiş. Gerçi Antoinetteyi o zaman kilise uyardı mı tam hakim değilim evet veya hayır diyemiyorum ama günümüz aç gözlüklerini , ne diyanet ne de tarikatları uyarıyor. Aksine hepsi yiyor demi ! Storysi olmayanın canı çıksın olmayan değersiz paramızla havalarımızı atalım hadi HAGTAG ben dünyanın en duyarlısı !






Yorumlar
Yorum Gönder