Sevgili Sevgisiz

 

 Eleştirmekten ve düşünmekten korkan insanlar haline geldik. Soru soramayan bir toplum nasıl ilerleyebilir? Sorulan soruları cevaplayan insanların, ağızları kapatılırsa toplum gerçekleri nasıl öğrenebilir?  Birçok soru işaretini bile içinize gömüyorsanız, nasıl özgür olduğunuzdan bahsediyorsunuz? İleri de olmak, önde olmak susmak mı, yoksa yalan olduğunu bildiğiniz şeylere inatla inanmaya mı çalışmak!

Bir toplumun kültürü, örfü ve sevgisi yüksekse, neden tüm kötü olayların en ucu, o toplumda yaşansın ki? Demek oluyor ki o toplumun örfünde, kültüründe ve sevgisinde yanlış olan bir şeyler var. Bu yanlışları yüzyıldır görmek istemeyen ve üstünü örten insanlar mı, doğru insan oluyor? Günümüzün en büyük hastalığını bile kavrayamayan insanlarının, aslında daha büyük bir hastalık sahibi olduğunu düşünüyorum. Bu hastalığın adı Sevgisizlik ve Yalanlara Kendini İnandırmak. 

Sevgisiz ve bencil toplumların maalesef ki kaderi hazin bir şekilde bitiyor ya da kanserli hücre gibi sürünüyorlar.  Sevgisizlik her yerde! bunları düşünüp yazmak bile ,bazı insanların küfürlerine hatta tanısalar şiddetine maruz kalmamı sağlayabilir. Neden mi ? Çünkü düşünüyorum ve seviyorum.  Corona gibi sevgiyi neden kendi aramızda yaymıyoruz. Belki o zaman 3,5 yaşında çocuklara tecavüz edilmez, belki o zaman kadınlar öldürülmez. Adaleti  Twitterın  # leri yerine belki de Adalet saraylarında ararız. Kayıpları mızı TV programlarında değil, karakollarda buluruz çünkü sevgi yanında güveni de getirir. 

Sevmek dünyada ki en basit eylemdir. Sevdiğiniz ve sevmekten korkmadığınız zaman emin olun diğer bütün özgürlükler yanında geliyor.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uçurumun Işığında Yeni Bir Şair

Amerika'da Mavi Bir yaşam

Adalet nedir ? Adalet nerededir ?