Aile Kurbanı
Kısa bir aradan sonra herkese yeniden bir Merhaba. Bu aralar hem işlerimle, hem de çok fazla oyunlara dalma sebebim ile yazamadım. Düzen içinde belli saatlerde düzensiz yaşamak çok kötü bir şeymiş onu fark ettim. Küçük aramız içinde benim dikkatimi çeken bazı konular oldu . Mesleğim gereği de herkes ile iletişimde olmamdan mıdır bilmem, ama çok fazla gözüme batan bir yanlış üzerinde bugün yazmak istedim.
Toplumun bilinçsizce davranması ,adeta bir Orc sürüsü gibi Mordor'dan çıkarcasına internet kullanımının sakıncalarını görenlerden ve etkilenenlerden biri de Türkiye. Hepimiz aptal kutusu dediğimiz Televizyonlara mahkumduk daha 10 sene öncesine kadar. Coğrafya kaderdir deriz ya, evet bu kaderi iliklerine kadar kötü bir şekilde de yaşamış olan var iyi bir şekilde de yaşamış olan var. Fakat İnternet kullanımı kader değildir. İnsan oto kontrolünü sağlayabilen bir varlıktır. Ne oldu da peki bu ileri varlık ilkel çağlardan bile geriye gidecek hale geldi? Neden değiştiren, köleleştiren ve yok eden bir İnternet kullanıcıları haline geldik?
Bu soruların cevaplarını en iyi şekilde verebilecek bilgi ve donanıma sahip değilim. Zaten bu soruların cevabını bulan biri de yok şuan Dünya da . Var ise de şeker ilacının piyasaya sürülmemesi gibi fikirlerini de piyasaya sürmüyordur demektir. Beyaz ışık kurbanı olan biz otokontrolü olan sözde varlıkların ,bir de kendi gibi kurban ettikleri çocukları var. Nasıl mı?
Üremek her canlının hakkı fakat bazı sorumluluklar dahilinde. Özellikle de bu canlı yaşayan en zeki varlık sayıyor ise kendini. Kısa bir geçmiş hatırlatması yapalım batının gerisinde olan bizler 90 80 ve 70'ler de daha da gerisinde idik. Okuma yazma oranlarımız ve Üniversite mezunu insan sayımız Batı ile yarışabilecek düzeyde değildi. Günümüz de ise hem Üniversite sayısı ve mezunu hem de okumu yazma oranı ile batı ile kafa kafayayız .Peki ya nitelik ve nicelik? Galiba daha çok gerisindeyiz. Kendi kendimize yarattığımız absürt komedi ve bayram şekeri jelatini tadında olan yeni kültürümüzle düşünmeyen bir o kadar da muhafazakar olan ,ne yaptığını bilmeyen bir toplum oluverdik. Sözde dindar olan bu yeni dönem beyaz ışıkta kendini yaşarken kendinden sonraki nesille de büyük ölçüde hançeri vurmuş oldu. Bu arada burada ki tabirimle, Ülkenin bir kesimini değil devletin kendi toplumunu tanımlama şekliyle anlatıyorum. Dindar ve modern Türkiye tanımını ben değil şuan ki Hükümet diyor!
3 çocuk piyasasında , İnternet için en değerli kıymetlimiz diyen bir toplum da çocuklar ne yapabilir? Sadece yok olur gider. Güldüğümüz kadın programları ,sosyal medyada gördüğümüz ve bize olmaz denilen şeylerin kıskacı altında birer birer düşen aileler var. Evde 2 saat bile olsa kendi zevkinden ayırıp çocuğuna vakit ayırmayan aileler ,onları oyalamak için ellerine son model tabletler ve akıllı telefonlar vermekte. Sonucu ölümü oyundaki gibi sanan ,yaşamını beyaz ışığa endeksleyen ,internet olmazsa sosyalleşemeyen tehlikeli bir nesil. Bunlar bir klişe fakat son zamanlarda artan büyük bir sorun var. Klişe maalesef bir sonraki pandemi olma yolunda ilerliyor. Sosyal medya endeksli hayatlarla yuva kuran ve bunun için çocuk yapan elinde telefonu düşürmeyen ve internet bilgisiyle Sosyolog ,Pedagog ve İlişki uzmanı olan tiplemeler çoğaldı. Bunları takip eden ülkenin belini bağladığı Üniversite Mezunları.
Farkında olmayabilirsiniz fakat çocuk intiharları, çocukların kendi aralarındaki zorbalıklar, kendine zarar verme ve kendini beğenmeme oranları büyük bir şekilde arttı. Küçük yaşta estetik olabilmek için kendi yüzüne zarar veren çocuklar var . Bakın ergen yaş öncesi bir durumdan bahsediyorum. Bilinçli aileler , maalesef ki kendilerini yetiştiren bilinçsiz olduğunu iddia ettikleri ailelerinin gerisinde kaldılar. Çocuk gelişimi kitapçıdan alacağınız bir kitap ile ya da internette izlediğiniz bir videonun uygulaması ile olmaz.
Başınızı kaldırmadığınız beyaz ışık için kendi çocuğunuzu feda ediyorsunuz. Mesleğimi tam açıklama samda sizlere şu örneği verebilirim çalışma ortamımda olan her 10 aileden 7 si problemli. Rakamın büyüklüğünü görmenizi istiyorum. Bunu bile bile halen beyaz ışıktan vazgeçmeyen aileler var! Günümüzde kurban etme ritüeli ilkel çağdaki gibi halen canlı bir şekilde, tek bir farkı var ! Aileler ,kendi çocuklarını kurban ediyorlar ,kendi zevk tanrıları için!


Yorumlar
Yorum Gönder