Çiçek olmak istemiyor Kadınlar

60'larda doğumayı çok isterdim.Kitlesel protestolarda daha çok hak için mücadele etmeyi,özel alan mahremiyetinde yaşamayı, tek bir ekranın olduğu yerde ,radyomda sevdiğim şarkının çalmasını beklemeyi emin olun çok isterdim.Şöyle baktımda, yazı yazarkern bile çalma listem 60-70-80 arasında gidip geliyor.Tabi bu modern dünyayı kaçırdığım anlamına gelmiyor ya da geçmişe hapis olduğum anlamına.Modern dünya demişken ,hakikaten ya ülkemizde ki cahiliye dönemi olan havanın kokusunu alıyor mısınız?
 Karanlık batılıların dediği gibi sanki doğudan geldi üzerimize. Tabi batılıların bu söylemi için onlarla tartışmak daha mantıklı doğuyu karanlığı mahkum edip,sonra bunun hiç sıçramıyacağını düşünmek de ahmaklık olur.Çocukken öğretirler ya ülkemiz doğu ve batı arasında büyük bir köprü vazifesi görüyor diye,aslında bu tamamen öğretmenlerimizin kibarlıklarından kaynaklanıyor. Gerçek su efendim ülkemiz doğu ve batı arasında tost oluyor.Bu tostun sonucunda maalesef ki Cumhuriyet döneminin en karanlık günlerini yaşıyoruz. Batı demokrasisi kendi sorunlarıyla uğraşırken doğuda yeni diktatörler doğuyor. 
 Arap baharı dediğimiz domino etkisi yaratan etkinliğini sonu suriyede gelirken,suriyeyle beraber Avrupanın içlerine kadar giden yeni zorba yönetim şekilleri ortaya çıktı.Küçükken 12 eylülü büyüklerimizden dinlerken ,insanların neden kitaplara düşman olduğunu anlayamıyordum. Şimdi baktığım zaman ise çok net anlıyorum, küçük bir güzel düşünce bile büyüdükçe sevgisiz insanlar için büyük bir tehdit oluyor.Küçük düşüncelerin bile yeri güzel ülkemde önceden silinmeye başlanmış.Tabi meyveside şimdi yeniliyor.Cahil toplulukları yönetmek kolaydır. Yalanlara inanırlar, düşünmezler,kendi çıkarlarını gözetmezler,kendi haklarından vazgeçerler ve en kötüsü başkasının isteğiyle başkalarına çabucak zarar verirler. İnsan dediğimiz kavram empati yaparak,vicdanıyla düşünerek,konuşarak sorunlarını çözerek ve okuyup anlıyarak hareket eder,bu da onu diğer canlılardan ayırır.Günümüz dünyasında ve ülkemizde sizce bu ne oranda? Özellikle ülkemizde 83 milyon arasında çok düşük bir oranda.


 Tek bir kişinin sihirli değneğinin olduğu yerde insan haklarından söz etmek mümkün değildir. Bırakın insan haklarını temel hak ve hürriyetlerden söz etmek mümkün değildir. Örnek vermem gerekirse,bugünün Türkiyesinde kadınlar kendi hakları hakkında söz sahibi değildir. Örnek vermem gerekirse bugünün Türkiyesinde insanların seçme hakkı yoktur,çünkü tek bir kişi bir meclisi yok sayabilmektedir.Bugüne gelmek istiyorum,her gün kadınların birer ikişer katledildiği bir ülkede ,kanunların yavaşlığından yakınan devlet adamlarımız ,acaba siyasi konularda neden çok hızlı karar alma ve sonuca ulaşabilme gücüne sahipler? Bu da hemen aklıma her zaman atılan basit bir sloganı getiriyor '' Kadın cinayetleri politiktir''.Düşünce suçundan dolayı insanlar hapislerde çürürken katil ve sapıklar dışarda.Bir insan neden Kadına verilen bir haktan rahatsız olur ki? Bu korkunun sebebi nedir? Basitçe mahalle ağzıyla söylemek istiyorum , bir insan neden Karısına,Kızına,Anasına ve Bacısına verilen haktan rahatsız olur. Neden korumacı bir yasa Türk Örf ve Adetlerine aykırıdır?
 Bilinç altında yatan neden çok bence,insanlık bile utanıyor bunu dile getirmekten fakat bir gecede bizde her şey değişebiliyor.Empati demiştik demi ! Çok önemli bir şey. Bizde genellikle bu aralar Katar,Rusya ve Çin menşeli düşüncelerle empati yapılıyor.Bir ortasını bulamadı Türkiye Cumhuriyetinin başına gelen hükümetler.Kopyala yapıştır sürümünden vazgeçmek çok zor geliyor.Teknolojik açıdan üretemedikleri gibi, fikri olarakta üretim yapamıyorlar.
 Kadın dediğin çiçeğin ya da evindeki eşsiz nadide parçan değil, erkekle her alanda eşit haklara sahip bir varlıktır.Yani kalkıpda şairane sözlerle süsleyip sonrada ,argo lakaplar ve sözler eşliğinde öldürebileceğiniz bir canlı değildir.
 İstanbul Sözleşmesi Yaşatır.

Yorumlar

  1. Kesinlikle kelimesi kelimesine katiliyorum. Dünya sahnesinde dogu terkedilcikce, karanlik sayildikca avrupa'da farkinda olmadan kendi dengeleriyle oynadi aslinda. Sag goruslu liderlerin artmasini da buna bagliyorum sahsen (bize dokunmayan yilan bin yasasin mantiginda). Kadin konusuna gelince birakin cicegi, insan sayilsak yeter (ana, baci, kardes lakaplarindan ve yukumluklerinden biktik artik)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uçurumun Işığında Yeni Bir Şair

Amerika'da Mavi Bir yaşam

Adalet nedir ? Adalet nerededir ?