Kaybolan Gençlik

Bugünler de  ülkemiz  '' aman tadımız kaçmasın Alirıza bey '' ivmesini geçmiş olmakta.Artık ne tat var , ne de tuz.Koskca ülke kendi yağında kavrulmuyor ,adeta buhar oluyor.Peki ya gençler ?

90'lar da doğanların ,2000 doğumlulardan  daha çok şanslı olduklarını biraz daha net bir şekilde görüyoruz.Bir hatırlatma olarak direk olarak ,dönemin TRT dizilerini izleyebilirsiniz. Bol kılıçlı sahte milliyetçilik pompalayan tarihten uzak diziler yoktu . Objektif olarak bu ülkede tarihi bir film, dizi ve biyografik bir film çekemezsiniz.Bunu idda etmiyorum ,bir gerçeği söylüyorum. Düşünce ve konuşma özgürlüğünün olmadığı bir yer de .Cesaret edip bu işe girişseniz bile yayımlayacak bir mecra bulamazsınız.Üstüne VATAN HAİNİ linci yemeniz ,en büyük olasılık.

Z kuşağı denilip üstünden geçiliyor ama hiç bakmıyorlar onun öncesi olan ve tamamen en güzel çağlarını korkunç bir dönem içerisinde geçiren artık yaşı 30 olan bir Y kuşağı var.Net bir şekilde ülkemiz de öğrenilememiş kavramlardan biri de ''Demokrasi''dir. Düşünsenize bu kavram üzerinden padişahlığa benzeyen tek adam rejimi 20 yıldır iktidar da. Bu her şeyden önce fikri bir çöküşün göstergesidir. Tabiata aykırıdır. Sizden bir sonraki gelen nesil her zaman bir adım sizin önünüzde olması gerekir. Önünüzde olan nesilinde sizden görevi devralması gerekir,fakt bu ülkemizde oturanın kalkmadığı koltuklarda hiç de mümkün değildir.



Daha iyi bir gençlik yaratma fikriyle ortaya çıkıp,daha çok gençliğe zarar vermek ,onları demirden paslı parmaklıkların ardına koymak ise tamamen ,insanlık suçudur. İllaki bu parmaklıkların somut olmasına gerek yoktur,en büyük parmaklıklar gençlerin düşsel dünyasına vuruluyor.Dünya'yı koskocaman bir yalandan ibaret sunarsanız yarının geleceğine ,pudra şekerine ve elmalı şekerden silahlı bir dünya'ya zemin hazırlarsınız.

 Gençlerden o kadar çok şey çalındıki bunun hesabının sorulması bile en az 20 yıldan fazla zaman alacaktır. En çok da gençlerin Rüyaları çalındı bu ülkede. Kendilerine oy veren kitle dahil,yurt dışında yaşamı düşünüyorsa ,herkesin bir durup biz neyaptık demesi lazım.Bir ülkeye verilecek en büyük zarar ,parlak gençlerini almaktır. Şuanda ilk 500 de üniversitesi olmayan ve var olan iyi üniversitelerininde ,kasıtlı zarara uğratıldığı bir ülke de,gençlerin durması için bir sebep yoktur.Farkında mısınız insanların mutlu olduğu mecralar sadece sosyal medya .Açken insanların elinden pastası alınmaz. Dönen onca toplumsal ahlak dışı saydıkları olaylara ,orada hiç bir şekilde müdahele edilmemektedir.Gençleri düşünmeden almak ve uyuşturucunun bir kolu olan sosyal uyutma methodunu baskın kılmak,baskıcı yönetimlerin yeni yollarından biridir. 

 Bu yolu eğer izlemeselerdi,gençlerin kafasını telefondan,bilgisayardan kaldırmak için gelişmiş ülkelerdeki gibi yardımlarda bulunurlardı. Daha çok onları araştırmaya itmek için yurtdışı tatili imkanı sunar,daha fazla sanatçıya destek olur tiyatro,sinema ve konserleri yaygınlaştırırdı. Tam tersine ilk darbe bu konular üzerine çalışan insanlara yapıldı.

 Düşünmeyen insanların ,yönetimlere zararı olmaz.Yönetenler sadece koltuklarının sağlamlığına ve günü kurtarmaya bakarlar.Ufak bir mutluluğa ve gülümsemeye tahamülü olmayan insanlarla doldu güzel ülkemiz.


Kitap önerisi:


Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Uçurumun Işığında Yeni Bir Şair

Amerika'da Mavi Bir yaşam

Adalet nedir ? Adalet nerededir ?