Kayıtlar

Düşünme Düşünürsen Ölürsün

Resim
  İnsan kendini kandırabilen en büyük organizmadır dünya içerisinde. Kendine ciddi anlamda yalan söyleyebilen ve söylediği bu yalana hemen inanabilen başka bir canlı göremezsiniz Dünya da. Hadi insanı anladık da 21. Yüzyılda ülke versiyonunu ilk defa görüyoruz. Hem de kendi ülkemiz de! İnsanlık 21.yüzyılda toplu olarak, en büyük ayıplarını utanmadan işlerken, bizler ise halen tarihten ders çıkarmış taklidi yapan insanları dinliyoruz ve takip ediyoruz.   Geçmişe bakalım Hitlerin ve öncesinin insanları kandırması günümüze oranla daha kolay tabi, iletişim araçlarının ilkel yapısı ve ulaşılabilirliği sınırlıyken, insanların olan gerçeklere kör olmuşçasına bakmasını anlayabilirim. Günümüz insanını açken bile, cebindeki akıllı telefonuna tonlarca para yatırıp beynini boşaltmasını anlayamam ! Düşünmenin yasak olduğu hatta yadırgandığı bir ülke de tüm kötülüklerin serbest olması aklıma sadece,   Tolkien’nin dünyasının Mordorunu , neden kendi ülkemde 21.yüzyılda ben yaşıyorum di...

İNANIYORUM

Resim
  Zamanın birinde, zaman algısının da ötesinde, sayısız benliğimizin huzur içinde birbirine aynalık etkisi yaptığı bir boyut varmış. Her bir yansımamız, inanıyorum hitabıyla muhatapmış. Kuşkunun, çirkinliğin, kaosun, sevgisizliğin, savaşın ve de yokluğun olmadığı, saf ışıktan bir boyutmuş bu .. Tüm bu güzelliğin dengesini var etmek adına oluşan yerde ise tüm kötülükler siyahı saçaklarıyla zifiriliğe katmerliymiş. Bu iki yerin keskin ayrımı bıçak sırtı gibi olsa da, siyahlığını sorgulayan tek bir lanetlenmiş ruhun, başını göğe çevirmesiyle, merhametli bir ışık huzmesinin o ruhu aydınlatmasıyla bu iki evren birbirine karışmış. İlahi bir düzen adına her iyi, kötüyü görmüş; her kötü iyiyi tecrübe edene kadar ızdırabı tatmış durmuş. Dünya olmuş bu yeni birleşimin adı. Bazı ruhlar, göz alıcı bilge ışığıyla üzerlerine hiç toz konduramayacağı için insani bedene bürünememiş. Bunun yerine bitki olmuş, beyaz bir güvercin, mavi bir lotus, kıpkırmızı gelincik, bilge baykuş veya doğurgan bir top...

Sevgili Sevgisiz

Resim
    Eleştirmekten ve düşünmekten korkan insanlar haline geldik. Soru soramayan bir toplum nasıl ilerleyebilir? Sorulan soruları cevaplayan insanların, ağızları kapatılırsa toplum gerçekleri nasıl öğrenebilir?   Birçok soru işaretini bile içinize gömüyorsanız, nasıl özgür olduğunuzdan bahsediyorsunuz? İleri de olmak, önde olmak susmak mı, yoksa yalan olduğunu bildiğiniz şeylere inatla inanmaya mı çalışmak! Bir toplumun kültürü, örfü ve sevgisi yüksekse, neden tüm kötü olayların en ucu, o toplumda yaşansın ki? Demek oluyor ki o toplumun örfünde, kültüründe ve sevgisinde yanlış olan bir şeyler var. Bu yanlışları yüzyıldır görmek istemeyen ve üstünü örten insanlar mı, doğru insan oluyor? Günümüzün en büyük hastalığını bile kavrayamayan insanlarının, aslında daha büyük bir hastalık sahibi olduğunu düşünüyorum. Bu hastalığın adı Sevgisizlik ve Yalanlara Kendini İnandırmak.   Sevgisiz ve bencil toplumların maalesef ki kaderi hazin bir şekilde bitiyor ya da kanserli hücr...

Amerika'da Mavi Bir yaşam

Resim
Herkese merhaba bugün burada 3.Röportajımı yapmanın mutluluğunu yaşıyorum. Aslında bu kadar çok okunacağını tahmin etmiyordum blogumun. Okunma sayısı ve sizlerden gelen her türlü eleştiri beni çok mutlu ediyor. Gün geçtikçe ülkemizde yaşamak zorlaşıyor , belki de dünyada da  bazı şeyler kötüye gidiyor diye avutmak isterdim ama şuan her şeyin en kötüsünü yaşayan bizleriz sanki ! Bugün  Amerika'da yaşayan bir Türk ve Dövme sanatçısıyla her telden bir röportaj yaptık. Umarım diğer röportajlar gibi seversiniz. Kendisinden ufakça bir bahsetmeyim sorularla sizler tanıyın. Son olarak sevgili Tuğbaya röportajımı kabul ettiği için çok teşekkür ediyorum. Hayatta  her olumsuzluğa rağmen güçlü duran kadınlara bayılıyorum. -Öncelikle bizlere kendinden ve eğitiminden bahseder misin? Ben Tuba 30 yaşındayım. Fransızca öğretmenliği mezunuyum, üniversitede okurken bile o işi yapmayacağımı biliyordum. Dövme artistiyim, ayni zamanda illüstrasyon, akrilik ve karakalemle uğraşıyorum. Amerika...

Sevişmekten Korkan Ülke

Resim
    Bir varmış bir yokmuş, bir ülke varmış, yaşayanlarının namus abidesi olduğu nüfusun leyleklerle arttığına inanıldığı , insanların sabahları gülümseyerek uyandığı, insanlarının ölünce yenilen helva sayesinde , cehennem köprülerinden rahat geçtiğine inanılan bir ülke. Sizlere bir hikâye yazarsam ilerde bu cümlelerle başlamayı düşünüyorum. İnsanların yalan hayallerle, hayatlarını kâbusa döndüren sevgi diye verilip kendi fizyolojilerinden koparılarak büyüdüğü bir ülke gününe daha merhaba. İnsanlar farkında mısınız gün geçtikçe, içlerinde bilmedikleri bir mutsuzlukla beraber ölmek istiyorlar. Oysaki insanın bence en büyük mucizelerinden biridir nefes almak. Değeri maddi hiçbir şeyle ölçülmeyecek kadar değerlidir. Bir de günümüz de direk solunum yollarını etkileyen bir pandemi süreci varken ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladı insanlık. Gerçekten anladı mı orası da kocaman bir soru işareti olarak yine de kalsın akıllarımızda? Yaşamak ne kadar değerli bir şeydir! Tab...

Adalet nedir ? Adalet nerededir ?

Resim
  Adalet kelimesi çok ağır bir kelimedir. Yüzyıllardır insanlar bu kelimenin ağırlığının oluşabilmesi için mücadele etmiştir. Bu kelimenin geçerliliğinin dünyada sağlanabilmesi için ölen milyonlarca insan var. Sadece Türkçe 'ye Arapça'dan geçmiş bir kelime olarak değil anlam olarak bütün diller de ağır bir kelimedir Adalet. Adalet kelimesinin hakkını vermek de her yer de mümkün olmuyor maalesef. Özelliklede günümüz Türkiye’sinde. Adalet kavramı her ülkede her kültüre göre değişiklik gösterebilir. İnsanları kültürleri konusunda yargılamak, bana göre insafsızca ve empati bağı kurmadan yapılan bir işlem olur. Büyük çoğunlukla gelişmiş ülkelerde bazı kavramlar da globalleşmeyle değiştiği için, 3 aşağı 5 yukarı aynı sistemler doğrultusunda gidiyor Adalet kavramı. Platon   ‘’ Devlet ‘’ eserinde ilk defa   dünyada Adalet kavramına değinmiştir. İlk defa derken tabi ki de bu yazılı bir kaynak olduğu için.   Platon haricinde Aristoteles de   ‘’ "Nicomachean Ethics ‘’ es...

Uçurumun Işığında Yeni Bir Şair

Resim
            Bugün yeni bir şairle sizleri tanıştırmak istedim sevgili Nazlı ORTA. Kendisi bir öğretmen aynı zamanda bir kitap kurdu.Bugün onunla hem yeni şiir kitabı ''Uçurumun Işığı'' hakkında hem de kendisi hakkında sohbet ettik.Öncelikle özel sorularımı bile kabul edip içtenlikle cevapladığı için kendisine çok teşekkür ediyorum.Bu ülkede bir kadın olarak bir şeyleri başarmak cidden biraz daha zor. Ön yargıları ve kendine has oluşturduğu dönemsel tabuları olan bir toplumuz. Bu benim buradaki 2. röportajım.Keyifli okumalar diliyorum size.   -    Biraz kendinden ve eğitiminden bize bahseder misin?      Ben anne, öğretmen ve şairim. Kendimi tanıtma şeklim, en sevdiğim sıfatlarla olsun istediğimden böyle başlıyorum🙃 Newroz'da doğmuşum. Ondan olsa gerek, içimde hep kendi kendime baharı müjdeleyen bir şeylerin kazanıyor oluşu. 1988 Elazığ doğumlu oluşumda teferruat olarak eklenmiş olsun bakalım🤗    - Üniversiteyi k...