Kayıtlar

Çiçek olmak istemiyor Kadınlar

Resim
60'larda doğumayı çok isterdim.Kitlesel protestolarda daha çok hak için mücadele etmeyi,özel alan mahremiyetinde yaşamayı, tek bir ekranın olduğu yerde ,radyomda sevdiğim şarkının çalmasını beklemeyi emin olun çok isterdim.Şöyle baktımda, yazı yazarkern bile çalma listem 60-70-80 arasında gidip geliyor.Tabi bu modern dünyayı kaçırdığım anlamına gelmiyor ya da geçmişe hapis olduğum anlamına.Modern dünya demişken ,hakikaten ya ülkemizde ki cahiliye dönemi olan havanın kokusunu alıyor mısınız?  Karanlık batılıların dediği gibi sanki doğudan geldi üzerimize. Tabi batılıların bu söylemi için onlarla tartışmak daha mantıklı doğuyu karanlığı mahkum edip,sonra bunun hiç sıçramıyacağını düşünmek de ahmaklık olur.Çocukken öğretirler ya ülkemiz doğu ve batı arasında büyük bir köprü vazifesi görüyor diye,aslında bu tamamen öğretmenlerimizin kibarlıklarından kaynaklanıyor. Gerçek su efendim ülkemiz doğu ve batı arasında tost oluyor.Bu tostun sonucunda maalesef ki Cumhuriyet döneminin en karanlı...

Hayatımız Yalan

Resim
Yalan söylemeyi seviyoruz. Hayatın her alanında yalan söylüyoruz. Bir de sevimlileştiriyoruz bu yalanları toz pembe yalanlar, beyaz yalanlar vb. Ne kadar sevimliler demi! Kendimizi kandırmaktan başka ne yapıyoruz ? Dünyanın dönmesini fizik kurallarına değilde ,hepimizin yalan çekiş kurallarına göre mi ayarladık?  İnsan zaten başlı başına hayatını palavraların üstüne kuran buna palavradan yazdığı tarihleri ,kültürleri ve dini mitlerinide ekleyen bir varlık.Hani derler ya yalan yalanı doğurur aynı işleyişte varlığını sürdüren , sekiz milyar olmuş bir canlı güruhu.İnanmadığımız şeyler için peki neden yalan söyleyip,peşinden ısrarla savunucuları oluyoruz? Bana göre, ilk atılan yalanı korumak için uydurulan ,diğer yalanlar doğrultusunda, onların hükümleriyle yaşam mücadelesi veriyoruz.  Yalanları neden korur insan? Çıkar doğrultusunda toplumsal ahlaka ,yeni bir kılıf şeklinde yalanları uydurmak çok kolaydır. Zaten yalan başka kişilerinde işine geliyorsa ,destekçilerinizle birlikte ...

Karanlık Zamanlar

Resim
Karanlık zamanlardan geçiyoruz demişti sanki biri Harry Potter da. Cidden karanlık zamanlardan geçiyoruz. Güneşin bu kadar parlak olup ısıttığı bir dönemde ,gözlerimizin üzerindeki kara perdeden dolayı sadece karanlığı görüyoruz. Nerede peki o tünelin sonunda ki beyaz ışık? kim bilir nerede... Çok fazla tarihi romandır ,kitaptır ya da belgeseldir izlemenize gerek yok.Tozlu rafların arasında dolaşmadan da üstün körü bilgi sahibi olabilirsiniz bu ülkenin geçmişi hakkında. En büyük palavradır , en büyük morfindir biz en büyüğüz yalanı zaten. Küçük bir bakış açısıyla , küçük odamdan sizlere söylemek istiyorum tarih boyunca bu millet hep sessiz kaldı , bir kaç sayfa hariç. Hani derler ya kafasına vur ekmeğini al diye.  Ah efendim olur mu, bizim kafamıza vurun, donumuza kadar alın siz ,gıkımız çıkmaz. Yeterki elimizdeki  sosyla medyayı almayın. Kültür'dü, din'di, laiklik'di  elden gidieee derken , en büyük yozlaşmayı biz zaten ordan yapıyoruz . Ağzımızda nargilenin sipsileri ...

Kendini Unutan İnsan

Resim
İnsan cidden halen gizemi çözülmemiş basit gibi görünen bir okadar da karmaşık bir varlık. Artık hızlı değişen , her gün yenilenen ve ölen dünyada ,bunun sırrıda yakında çözülür gibime geliyor.Her yazımda ufakta olsa (inanmayın büyük )taşlar attığım Teknolojinin hayırsız gelişimine ,yine değineceğim bu yazımda. Fark ettiniz mi demiyeceğim ama görünen köyde klavuz istemez efendim. Büyük bir şekilde yuvarlanmadan merceklere 3 ve 5 demeden hapis olduk.Bu aralar düşünmeden edemiyorum , her şeyin en iyisi ben nasıl olabilirim ,diyor İnsan? Zaten çokta matah bir canlı olmadığımızı bu küçük düşünceye hapis olmamızdan anlayabilirsiniz. Mercekler demiştik ! George Orwell acaba 1984 yazarken insanların bu kadar bilerek isteyerek Big Brother'ı hızlı bir şekilde yaratcağını ve buna bile isteyerek ,zevk alarak ,kölelik edeceğini düşünmüşmüydü? Hiç zannetmiyorum. Orwell bile insanlığın bu kadar hızlı bir şekilde büyük bir teknolojik gelişimden sonra bu kadar köleleşeceğini düşünmezdi. Düşünseniz...

Dünya Yoğun Bakımda

Resim
Herkes 2012 den korkardı ,maya takviminin sonu  geliyor diye. Ciddi bir şekilde kıyamet kopacağına inanan bir güruh bile vardı. Ne oldu tabi sonrası bunu Hollywood değerlendirdi ve dandik bir yapımı sinemaya sürdü. İnsanların oldum olası bir kıyamet senaryosu arayışı vardır. İnsanlık tarihinin başlangıcından ,ilk komün dinlerin oluşumdan beri insanlar kıyameti beklemektedirler. Acaba 2020 kıyametin başlangıcı mıydı? Kıyamet merakı aslında dinlerle kurulmak istenen toplumsal huzurun sağlanamamasından geliyor. Çünkü dinler toplumsal huzuru sağlayamadığı için bunu büyük bir yok oluştan sonra ,kurulacak Cennete vaat ediyorlar. Her dinin cennet vaatleri ayrı olabilir fakat asıl vermek istedikleri cennete gideceklere huzurdur (bırakın 70 huri ve nuriyi). Dinlere fazla girmeden ,neden Dünya yoğun bakım ünitesine bağlandı onu düşünelim? Teknolojiyle beraber insanlık gelişecek zannedilirken ,insanlık kötü bir şekilde geriye gitmeye başladı. Daha çok açgözlü oldu ve görselliğe daha çok önem ...

Yozlaşmak!

Resim
Dünya artık kocaman bir hapishane ve biz insanlarda maalesef bu hapishanede kafesteki Hamsterlar'dan daha az özgürüz. Yozlaşmış kültürler, sevgiden yoksun insanlar ,birbirlerine saygısı olmayan aileler ve internette mahkum kocaman bir 7 milyar. Dünya neden böyle oldu ? İlk düşünen insandan beri ,kendi türünü kontrol etmek ve yönetmek çok önemli bir konu olmuştur. Bunun en iyi yöntemi 20 yıl öncesine kadar ve halen bazı çok geri coğrafyalarda aynı olmak üzere Din ve Milliyetçiliktir. Bu iki sistemle insanları belli bir süre kontrol altında tutabilirsiniz. Bu sizin en büyük siyasetiniz ve yönetiminizi koruma şekliniz olabilir ,belirli bir süre için. Sonrası için ya geliştirmelisiniz ya da değiştirmelisiniz. Bunu çok iyi uygulayan sistematik bir şekilde çok güçlü yönetimler var. Bu yöntemle kendilerini güçlü ve ayakta tutan sistemler , kültürleri ise yozlaştırır ve çok ölümcül bir silaha çevirebilirler. Örneklerini yakın tarih ve günümüzde görebilirsiniz. İnternet aslında klasikleşen ...

Aile Kurbanı

Resim
Kısa bir aradan sonra herkese yeniden bir Merhaba. Bu aralar hem işlerimle, hem de  çok fazla oyunlara dalma sebebim ile yazamadım. Düzen içinde belli saatlerde düzensiz yaşamak çok kötü bir şeymiş onu fark ettim. Küçük aramız içinde benim dikkatimi çeken bazı konular oldu . Mesleğim gereği de herkes ile iletişimde olmamdan mıdır bilmem, ama çok fazla gözüme batan bir yanlış üzerinde bugün yazmak istedim. Toplumun bilinçsizce davranması ,adeta bir Orc sürüsü gibi Mordor'dan çıkarcasına internet kullanımının sakıncalarını görenlerden ve etkilenenlerden biri de Türkiye. Hepimiz aptal kutusu dediğimiz Televizyonlara mahkumduk daha 10 sene öncesine kadar. Coğrafya kaderdir deriz ya, evet bu kaderi iliklerine kadar kötü bir şekilde de yaşamış olan var iyi bir şekilde de yaşamış olan var. Fakat İnternet kullanımı kader değildir. İnsan oto kontrolünü sağlayabilen bir varlıktır. Ne oldu da peki bu ileri varlık ilkel çağlardan bile geriye gidecek hale geldi? Neden değiştiren, köleleştiren...