Kayıtlar

Bilinçsiz Mutsuzluk

Resim
Bilinci olmayan bir Dünya da bilinçsiz insanlar arasında kayboluyoruz.Günlük sohbetler arasında kaybolurken,değişen dünyanın için de değişmeden kaldığımıza büyük bir özgüvenle inanıyoruz. Aynaya bakan körleriz! Gerçeği kabul edmekden kaçınan bir tür ''İnsan''. Kaçındığı için de yaşadığı yeri kirletiyor ya... Okuyan ve Okumayan toplum arasında her daim büyük farklar olur. Okuyan ve okuduğunu anlayan içselleştirmeyi başarmış toplumlarda ise fark, kapanması zor bir şekilde açılır.Günümüzde bu tarz toplumlara rastlamak çok zor. Agresiflik ve mutsuz olma halinin en büyük sebeplerini ,her zaman ekonomiye bağlamak da doğru bir yöntem değil.Ruh halini kötü etkileyen ve insanı umutsuzluğa iten bir çok faktör vardır .  Bilinçsiz bir toplum arasında ,yüksek bilince ve duyarlılığa sahip bir birey maalesef günümüzde,yanlız ve mutsuz. Konuşamayan, konuştuğunda tepki ile karşılaşan ,etrafındaki tabular arasın da kendini  Auschwitz de hisseden ,duygularını yaşayamayan ve en önemlisi ke...

Hedonistler Arasında

Resim
Uzun bir zaman oldu yazmayalı.Bu sürede her ne kadar tatil yapmamış olsam da ,vaktimi daha çok dizi,film,kitap ve iş dörtgenin de sürdürdüm.Bazı zamanlar çok fazla gündemi takip etmek ,özellikle de bizim yaşadığımız gibi bir ülke de insan için çok zor ve kederlendirici.Mutlu olmanın bir lüks aracı değilde nefret edilmesi için bir sebep olduğu bir ülkede...    Umutsuzluk adeta 2.dünya savaşının Avrupasındaki gibi iliklerimize işledi.Çocukken filmlerde ,dizilerde ve okuduğum kitaplarda her satırında ve her dakikasında o rutubetli hava sarardı bedenimi.Fakat kitap ve film bitince biterdi o hava.Şimdi öyle mi ? Hiç bitmeyecek gibi hepimizin iliklerine işledi hasta ediyor.Yunan mitolojisinde tanrılar nasıl dualarınıza veya kurbanlarınıza ihtiyaç duyuyorsa ,günümüz de ise sanki her şey nefretten besleniyor gibi.    Her yeri esir almış bir Polyannacılık etkisi görüyorum. Her hayat her yaşam değerlidir fakat bu kadar kendini özel hissetmek ve her şeyin doğru gittiğine kendin...

Kaybolan Gençlik

Resim
Bugünler de  ülkemiz  '' aman tadımız kaçmasın Alirıza bey '' ivmesini geçmiş olmakta.Artık ne tat var , ne de tuz.Koskca ülke kendi yağında kavrulmuyor ,adeta buhar oluyor.Peki ya gençler ? 90'lar da doğanların ,2000 doğumlulardan  daha çok şanslı olduklarını biraz daha net bir şekilde görüyoruz.Bir hatırlatma olarak direk olarak ,dönemin TRT dizilerini izleyebilirsiniz. Bol kılıçlı sahte milliyetçilik pompalayan tarihten uzak diziler yoktu . Objektif olarak bu ülkede tarihi bir film, dizi ve biyografik bir film çekemezsiniz.Bunu idda etmiyorum ,bir gerçeği söylüyorum. Düşünce ve konuşma özgürlüğünün olmadığı bir yer de .Cesaret edip bu işe girişseniz bile yayımlayacak bir mecra bulamazsınız.Üstüne VATAN HAİNİ linci yemeniz ,en büyük olasılık. Z kuşağı denilip üstünden geçiliyor ama hiç bakmıyorlar onun öncesi olan ve tamamen en güzel çağlarını korkunç bir dönem içerisinde geçiren artık yaşı 30 olan bir Y kuşağı var.Net bir şekilde ülkemiz de öğrenilememiş kavramla...

Sessizlik Yemini

Resim
Ruhlarımızın ve bedenlerimizin küflendiği bir günden daha merhaba sevgili dostlar.Çürümüşlük kokusu okadar yayılmışki güzel ülkemize ,umut dolu bakışlar bile ellerinden kan damlayan insanlara çevrilmiş ..İnsanlık nasıl bu konuma geldi ya da bu duruma evrildi , anlayabilmiş değilim.Türkiye'nin küçük bir özetini ister ise bir yabancı benden  '' Herkesin herşey olduğu ama aslında kimsenin bir şey olmadığı,yalnızca cehaletin güneş sanıldığı bir ülke '' diye betimleyebilirim. Bu üzücü betimlemem için çok üzgünüm fakat kendimi gerçekçilikden alıkoyamam. Ülke olarak yarına kitlenmiş durumdayız. Sedat Pekerin çekeceği yeni bir video bekliyoruz. Dedikleri doğru veya yanlış hayatımızda ne değişti , hiç düşündünüz mü? Benim gördüğüm kadarıyla hiç bir şey.Gerçekçi olmak işte burada başlıyor.Burası demokrasinin ya da bürokrasinin yaşlı olduğu bir ülke değil, burası sağlam temellere dayanmış bir anayasaya sahip bir ülke de değil. Nasıl anlayabiliriz bunu? İnsanların çok konuşmas...

İçten Çürüyoruz

Resim
Gündemin neresinden tutsan elde kaldığı nadir ülkelerden biriyiz demeyeceğim çünkü direk tek başına lideriz bu konuda.Son 10 yılını ciddi bir şekilde kabuslar evi modunda geçiren güzel ve güzide vatanımızın yaşadığı problemler ,bitmek bir tarafa katlanarak devam ediyor.Güzel insanların nefretle dolduğunu görmek kadar kederlendirci bir şey olamaz bu hayatta. Sistemin çarkları okadar güzel işliyorki. Bir kere bu çarklara direk itiraz etme hakkınız yok ! İtiraz ettiğiniz gibi üstünüze vatan haini,terrorist gibi damgalar yemeniz içten bile değil. Her gün biraz daha yere yapışıyoruz ama gıkımız çıkmıyor efendim. Çünkü kutsal olmayan bir şey yok ki ülkede. Elini neye sürsen kutsal . Hak , Hukuk, Adalet gibi kavramlar sadece ismen var.Kendilerini gören var mi? Yok !!! Gündem yanıyor  nelerle mi yanıyor?  Sedat Peker videolarıyla yanıyor,ailesini geçindiremediği için  intehar edenlerle yanıyor,her gün bir uçak dolsu insanı Covid-19'dan dolayı kaybettiği için yanıyor, dükkan vergi...

İyi Gibimsi fakat Korkunç

Resim
 Geldi ve yine çattı anlımızın tam ortasına 17 günlük karantina. İyi mi oldu ,kötü mü oldu orası malumunuz .Her şey de bölündüğü gibi , toplumu karpuz gibi ikiye bölündü tekrardan. Tabi mantık içerisinde olan bir insanın sağlık yönünden evet iyi oldu demesi lazım, fakat evinin ekmeğinin derdinde olan milyonlarca çalışan ?.. Ülke soykırım iddalarıyla çalkalanıyor,yeni bir cadı avı sanki yaşatılmak istendi fakat , aç olan toplumun ava girişecek vakti yok.Ne zaman yeşile düşman oldu bu millet ,aklım hayalim bu olayı kavrıyamıyor. Ah ah yine her hafta gündemi kötü olan canım ülkemin, kişisel haklara limon sıkmadığı bir günü olur mu? Aklıma geliyor sürekli ,iyi bir önlemle ,iyi gibimsi alınmış önlem arasında bir fark olmalı. İyi veya kötü dediğimiz bir şeyin ortası olur mu ,olmaz mı felsefesine girmeyeceğim .Fakat bu işte ya iyisinizdir, ya da kötüsünüzdür. Şu da apaçık bir şekil de netki ''Pandemi Yönetimin'' de sınıfta kaldınız.Önlem alacaksınız ,fakat bunun bir altyapısı ...

Pudra şekerinin değişimi

Resim
Değişim her yüzyılda benim gibi eskinin özlemi içerisinde olanları çok korkutmuştur, ya da kendime haksızlık et miyim. Eskinin özlemi değilde ,düzeninin değişmesini istemiyenlerde diyebiliriz.'' Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir'' sözü ,eskilerde çok hoşuma gitse de bu zamanlar da çok ta hoşuma gitmiyor.Ya ben değişen Dünyaya ayak basmaktan korkuyorum, ya da ciddi anlamda haklıyımdır.  Okumayı ,araştırmayı seven bir insanım özellikle de söz konusu tarihse.Tarihe çocukluğumdan beri olan tutkum,zaman aldıkça azalmak yerine dahada büyük bir şekilde alevlendi.Belki de bu kadar yoğun bir şekilde olan tarih sevgim yüzündendir bilinmez, bu dönemki yeniliklerin ve değişimlerin bazılarına ön yargılıyımdır.Çok sevdiğim ve yazılarımın iyi okuyucularından biri olan paristeki sevgili dostumun bana dediği gibi '' Değişim süreçleri ilk dönemlerinde çok sancılıdır''. Kesinlikle her değişim evresi beraberin de büyük sancılar getirir.  Toplumun belli bir katmanlarda...